Massy yeni kalkmıştı. Kendini hiç olmadığı kadar mutsuz ve korunmasız hissediyordu. Başını tuttu. Midesi bulanıyordu. Neler olduğunu bilmiyordu. Mutsuzc banyoya gitti ve elini yüzünü yıkadı. Başı hiç olmadığı kadar ağrıyordu. Üstünü giydi ve dışarı çıkmak için kapının kolunu tuttu. Bir anda bedeni ters hereket yaptı ve kapıyı açamadı. O an kendini iki tür varlığın içindeymiş gibi hissetti. Ruhu dışarı çıkmak istiyor, ama bedeni bir tehlike sezip karşı duruyordu. Massy kaşlarını çattı ve büyük bir zorlukla kapı kolunu kendine doğru çekti. Hava pusluydu. Ve rüzgarlıydı. Rüzgarın tiz sesi insanı geçmişine götürüyor gibiydi. Massy okula doğru yürümeye başladı.
Okula geldiğinde herşey beklediğinden de berbat geçiyordu. İnsanlar etrafta zombi gibi dolaşıyordu. Hiçkimse gülmüyor,konuşmuyor hatta nefes almıyor gibiydi. Massy gözlerine inanamadı. Birkaç kez gözlerini kırpıştırdı. Ama herşey olduğu gibiydi. Sıkıcı ve rahatsız edici bir gün.
Massy çıkış zilini duyunca rahatlamıştı. Hızla eşyalarını çantasına tıktı ve dışarıya fırladı. Yağmur başlamıştı. Bu havada eve gidemezdi. Otobüse binmek zorundaydı. Massy omuzlarını dikleştirdi ve otobüse atladı. Otonüs sıkış tepişti bu kalabalık onu rahatsız ediyordu. Daha deminkl zombiler gülüşüp şakalaşmaya başlamıştı bile. Bu garip şakalara katlanamıyordu. Otobüs gittikçe hızlanmaya başlamıştı. Massy de korkmaya. Bu kaygan yolda şöför deliler gibi kullanıyordu. Öğrenciler Massy giibi tedirgin olacağına şöförün daha da hızlanması için tezahürat yapıyorlardı. Şöförde gülüp gaza geliyordu.
Herşey çok ani olmuştu. Otobüs kaygan yolda kaydı ve fren yaptı. O sırada ayaktaki tüm öğrenciler dehşet verici bir şekilde ön camdan fırladılar. Uçuruma doğru yuvarlandılar. Massy ise cama yapışmıştı. Cam kenarında oturuyordu ve durumu çok tehlikeliydi. Derin bir nefes aldı ve kendini ölümün soğuk sessizliğine alıştırmaya çalıştı. Ama beklediği gibi olmamıştı.Otobüs yan devrildi ve Massy uçurumun kenarından ormana doğru yuvarlandı. Ve bir yerde durdu. Kendini hiç olmadığı kadar kötü hissediyordu. Nefes almaya çalışıyordu ama göğsündeki ağrı o kadar keskindi ki. Sıcaklık hissediyordu. Kaasını eğip göğsüne baktığında dehşet verici bir manzara ile karşılaştı. Cam parçaları göğsüne saplanmıştı. Şimdi çok az zamanı kaldığını seziyordu. Birden bir varlık üstüne çullandı. Ona doğru baktığında meleklerin onu alıp cennete götüreceğini sanmıştı. Üzerinde hayal bile demeyeceği güzellikte erkek br melek vardı. Kafasını çevirdi. Ve diğer meleklerde yanında belirdi. O kadar güzellerdi ki. Varlık ona doğru eğildi.
Massy hayatında hiç böyle bir acı görmemişti. Boynu yanıyordu. Ama o kadar keskindi ki vücudunun her yerinde ateşi hissediyordu. Haykırmak istiyordu ama dayanıksız bedeni buna izin vermiyordu. Bir yandan da kanının süzüldüğünü hissediyordu. Üzerinde duran bir meleğe darbe geldi. Ve melek Massy'nin üzerinden kalktı. Şimdi ise 8-9 tane kurt görüyordu. Meleklere hırlıyorlardı. Melekler çok büyük bir hızla kaçtılar. Kurtlarda onların peşinden gitti. Massy ise bunları aldırmıyordu. Vücuduna yayılan ateş ona çin işkencesi çektiriyordu. Acı gittikçe arttı.
Ve birden yok oldu. Şimdi ise kendini hiç olmadığı kadar güçlü ve sağlıklı hissediyordu. Sadece boğazındaki ateş gitmemişti. Ve buna aldırmıyordu. Massy çok çok daha iyi görüyordu. Vücudundaki [/size]cam parçalarını çıkardı ve onu kendine çeken mükemmel avın peşinden koştu......